1 Sandık ki yaz bitecek; ama kimseler bir yere gitmeyecek Çocukluk işte. 2. Katillerin olay mahalline dönmesi, bir polisiye klişesinden ibaret değil. İnsan bazen, her şeyi berbat ettiğinden emin olmak istiyor, kendi gözleriyle görene dek ikna olmuyor. İlk başlarda kulağa boğucu bir roman başlangıcı gibi geliyor ama nereye Yaklaşık1 saatlik bir taksi yolculuğundan sonra eve varıyoruz. Evde 4 Türk kalıyorlar; Halil, Mehmet ve Hüseyin. Bir kaç saatlik sohbetin ardından ertesi günün planının yapıp yatıyoruz, Boca'ya gideceğiz. Boca, ünlü futbol takımı Boca Juniors'un ismini sıkça duyduğunuz, eski ve kısmen pis bir kenar mahalle. KedilerinPsişik Özellikleri. Hayvanlarda, görülen kısa mesafeli bu yön bulma veya iz sürme yeteneği doğal olarak kabul edilebilir. Fakat aşılacak mesafe binlerce kilometre olursa, burada bir olağanüstülük aranabilir. Üstelik, bu hayvan bir kuş değil de bir kedi ya da bir köpek ise. Bir kedinin çok dikkatli Taki gelen en son bahara kadar. Karanlık bir gecede dolunay gibi doğuyor bahar en çoşkulu şarkısıyla. En bilinmedik şehrin en farkedilmeyecek detayında açıyor bahar çiçeği. Bütün o sonbaharları bitiriyor ve baharı daim kılıyor. Tam şehre meydan okurken bütün şehirler güzel geliyor, aklını başından alıyor. Kanattelekleri beyazdır. Kuyruk kuşun kendi rengindendir. Kanat teleklerinin her iki tarafta eşit sayıda beyaz olması önem verilen bir ayrıntıdır. Kanat teleklerindeki beyaz telekler 7’den az ise gökalalığı az olarak nitelendirilir, 11’den fazla ise kuşun beyazlık damarı fazladır ve kanat dirseklerinde de beyazlıklar verir. Fast Money. beni evlat katili yapan insafsız anlıyorum. hayvansın, doğanda var; üremek ve genlerini sonraki nesillere aktarmak ya da bir şekilde bu dünyada kalıcı olmak, iz bırakmak istiyorsun. ama anlamıyorsun, bu işin bi' yolu yordamı var. enişteyle ulu orta sevişip ilk bulduğun boş ve güvenli mekana yuva yapman doğru değil. bok mu vardı da toplayıp benim balkonuma getirdin onca çalı çırpıyı? ayrıca hayatımda gördüğüm en boktan yuvayı yapmışsın. insan o çalı çırpıyı birbirine kenetler, sağlam bir şey yapar ki rüzgarda falan dağılmasın. bir de ne pis hayvanmışsınız; balkonda o kadar saksı dururken gidip masanın üzerine sıçılır mı? ikinizi de kaç kere uyardım, gündüz evde olmasam bile ben bu evde yaşıyorum ve balkonu da sürekli kullanıyorum diye. anlamadınız. içeri giremeyin diye evden çıkarken balkonun perdesini örttüm; bir yolunu bulup yine girdiniz. bir arkadaş tavsiyesi üzerine o yuva yapmaya çalıştığınız dolabın üstünü kapatacak şekilde tavandan ipin ucuna bağlanmış cd'ler sarkıttım korkun da bi' daha gelmeyin diye; kasap perdesi gibi kullandınız. üzerinize plastik şişeler, terlikler fırlattım belki "lan bu evde deli var gelmeyelim bi' daha" dersiniz diye; sallamadınız. "bak önümüz sonbahar kış, bu mevsimde çocuk yapılmaz; daha bunun kuluçka süresi var bilmem nesi var; o minicik hayvan üşür hasta olur" dedim, dinletemedim. ve sen, dişi kuş, bugün eve geldiğimde yine oradaydın, dolabın üzerinde tünemiş bekliyordun. bana yine "aa sen de kimsin ne işin var burada" bakışı atmaya çalışsan da, "kış kış!", "lan siktir git!" gibi kalıpları öğrendin artık biliyorum. salak ayağına yatmana hiç gerek yoktu. ama o an uçup gitmeden önce uzunca düşünmenin ve yüzündeki tereddüt ifadesinin bununla ilgisi yoktu anlamıştım. "ben bi bok yedim abi" ifadesiydi o bakış. üstelik çok uzağa da gitmedin; balkonun demirine kondun. seni oradan da kovduktan sonra sandalyeye çıkıp dolabın üstüne baktım, korktuğum şeyin olmamasını dileyerek. ama oradaydı; minik beyaz yumurtan. bütün tereddütün bundandı demek. dönüp baktığımda yine çok uzaklaşmamış olduğunu gördüm. yan komşunun camına konmuş benim gitmemi bekliyordun. şunu bilmeni isterim ki bu benim için çok zor bir karardı. seni oradan uzak tutmamı sağlayacak yeni çözümler düşündüm ama biliyordum, çelik tel örsem bile sen annelik içgüdülerinden ötürü eve kaynakçı getirir ve girip yine tünerdin o yumurtanın üzerine. bana başka seçenek bırakmadın üzgünüm. biraz sonra tekrar geldiğinde yumurtayı aradı gözlerin. sonra sertçe bana dönüp o "n'aptın yumurtama vicdansız herif!" bakışını attın. ben kötü ve vicdansız adam olmaya razı oldum, yine seni kovdum ve sen bir daha da gelmedin. üzüldüğünü biliyorum, ama o yumurtaya tünemene izin vermeyerek seni ilerisi için çok daha büyük bir üzüntüden kurtardım. anla beni. bak ansiklopedilerde tek eşli olduğunuz yazıyor. git eşini bul, yine sevişin ama önce bi' yol yordam öğrenin. balkonda falan olmaz bu iş. git bir ağaç bul. apartman çatıları da bu iş için uygun, rahatsız eden olmaz yıl sonra gelen düzeltmeaçacağım başlığı sikeyim. "gindiz ivdi ılmısım bili bin bı ivdi yışıyırım vi bılkını dı sirikli kıllınıyırım" demişim bir de kibirli kibirli. kullandığın balkonu sikeyim senin. iki ay kadar kullanmayıverseydin de hayvan büyütseydi ya yavrucağını. salak herif. güvercinlerin "sen benim yuvamı yıktın, allah da senin yuvanı yıksın" diye intizar ettiğini söyleyen batıl inanç sayesinde, çoğu zaman yavruları uçana kadar keyfini kimsenin bozmadığı güvercin. en sonunda kiranın bir kısmını isteyeceğim canlı başıma 3 defa gelmiş olayın müsebbibi ısındıktan sonra, pek geleni gideni olmayan balkonlar, hele bir de uygun bir korugan veya yuva yapmakta kullanılabilecek alt yapı mevcut ise ki çoğunlukla bu şey içi boş veya içindeki kurumuş bir saksı olmaktadır bu arkadaşların bir numaralı hedefi olurlar. yuva yapımı 2 aşamada oluyor. önce çer çöp getiriliyor ve bunlar "o" harfi biçiminde konfigüre ediliyor. işte bu aşamada eğer tatilde falan değilseniz onlarla temas ediyorsunuz. genellikle bu iş için sizin balkonu gören pencerenizin kör noktasında kalan bir alanı seçiyorlar. bu nedenle kurbanlar olayı ancak ilerlemiş bir seviyede farkedebiliyor. balkonunuza sıkça iki güvercinin geldiğini görüyor iseniz, normalde olduğundan daha sık güvercinlerle balkon pencerenizden yakın görsel temas kuruyor iseniz, bir dışarı çıkıp neler olduğuna bakmakta fayda vardır. yok eğer bu aşama kaçırılırsa, sonraki aşama her iki taraf için de daha travmatik aşama yuvanın tam olarak faaliyete geçmesi hali olup bu durum bir "yımırtanın" tanımladığım "o" biçimindeki çer çöp yığının merkezine yerleştirilmesi ile başlar. bu durumun en güçlü belirteci direkt tanı kriteri yuvayı ve yumurtayı görmektir. ancak indirekt kriterler çoğunlukla daha önce ortaya çıkar. bunlar eskiden sizi gördüklerinde, kendilerine doğru yaklaştığınızı hissettiklerinde pırrr uçan güvercinlerin, artık göz temasını kesmeden sizinle uzun süreli kaçmadan bakışmaları, üzerlerine attığınız gazoz kapağı, çay bardağıyla su gibi uyaranların kaçma yanıtını oluşturmaması gibi bulgulardır. bu aşamada yuva daha da matüre edilmekte olup bunun için harç olarak güvercin dışkısı görev görür. olaya bu iki aşamadan hangisinde müdahil olduğunuz önem arzeder. eğer yuva ilk aşamada ise, her iki tarafın da daha fazla üzülmemesi için ellerinizi market torbası veya buzdolabı poşeti içine geçirip tüm materyali oradan kaldırabilirsiniz. ek olarak balkonu çamaşır suyu ile yıkamanızı da aşamada yakalanmış bir yuvaya müdahale ise kişinin vicdani sorumluluğuna kalıyor. benim üç olayımdan birinde dokunmadan yavruyu mezun ettim. diğer ikisinde ise olaya yumurta aşamasında müdahil oldum. bu iki müdahalemden kısa süre sonra sevdiklerimle ilgili kötü olaylar yaşadım. ister rastlantı diyelim ister ettiğini bulma. iki kere tekrarlayan koinsidans, benim inanmama bu ikinci aşamada olaya müdahil olacaksanız, ilki kadar kolay bir atmosfer olmayacaktır. herşeyden evvel çeşitli böceklerin bu yuvaların altını çok sevdiğini bilmek gerekir. bu nedenle yuvayı kaldırmadan bir ilaç sıkmayı öneririm. gümüş balıkçığı gibi böcekler bu yuvaların altından fırlayabiliyorlar. diğer taraftan yuva artık çok daha kirli ve güvercin pisliği ve döküntüleri ile dolu olacaktır. h5n1 bir yana, aşırı duyarlılık zatürreleri, psittakoz gibi pek çok hastalık kuşlardan insana bulaşmaktadır. işi kısa tutmak, hiçbir şeye direkt temas etmeden yapıp bitirmek gerekir. bu esnada kuşlar içgüdüsel olarak savunmaya geçecek sizlere oldukça yakın uçacaktır. ancak onlar da sizden korkmaktadır ve alfred hitchcock'un kuşlar filmi sadece bir en önemlisi olayı ikinci aşamaya gelmeden engelleyebilmektir. çünkü bu aşamaya geldiğinde hem insan hem de kuş tarafı için travmatik hal almaktadır. bu nedenle birinci evreye özgü işaretleri erken farketmek ve doğru yorumlamak sizin de üzülmenizi gelince. eğer dördüncü bir yuva olayı olursa, değil yuvaya dokunmak, oraya toplu konut kursalar o balkona çıkmam, kimseyi de çıkartmam. oldum olası sevemedim güvercinleri ben. balkona yuva yapmalarından dolayı değil de, yapılarında var gibi gelir "şerefsiz"lik. hafta önce balkondaki boş saksılardan birine yuva yapıldığını fark etti annem, ne var ki geç kalmıştı; güvercinler çoktan işi pişirmiş, anne güvercin iki yumurtasının üzerine oturmuştu. annem beni çağırdı, saksıyı gösterdi bana, ikimiz de acıklı acıklı baktık bir süre saksıya. "yazık" dedik, "bebelerinin üzerinde dursun bakalım".yuvaya yaklaşınca rahatsız oluyorlar diye balkona çıkmadık, temizlemedik balkonu. perdeyi açıp dışarı bakmadık huzurları bozulmasın diye. iki hafta kadar önce perdenin arkasından seçtik yumurta kabuklarını "aha" dedik, "olmuş bizimkiler". evde bir anda bayram havası esmeye başladı. annem sevincinden hemen koşup yıkadı balkonu. veletlerin ciyak ciyak seslerini duyduk, daha bir mutlu olduk güvercin hakkı, özel yaşamın gizliliği neyin umursamadan rahat rahat çıkıp balkonu temizleyip bulutların üstüne çıkması dışında değişen bir şey olmadı bizim hayatımızda. yine ara ara bir göz attık perdenin arkasından. ta ki...geçen cumartesi sabahı baktım annem bir durgun. ne olduğunu sordum, büzdü dudaklarını "yavrulardan birini öldürmüş yemişler dün" dedi. "ne?" dedim. "kargalar" dedi, "deşmişler yavrumun karnını, difte difte yemişler. bağırsakları filan hep dışardaydı geldiğimde... babası zaten çok durmuyo. annesi de yemek bulmaya filan gidiyo heralde, uzun süre gelmiyo, o arada halletmişler... ötekine göz kulak olalım bari bundan sonra"güvercin sevmezdim ben. ama acıdım yavrulara. yavruya. "tabi" dedim, "ama napabiliriz ki? yemek filan koysan, belki?.." ne yapsak bilemediğimizden, internet filan da düşünemediğimizden ilk anda aklımıza gelenleri yaptık. annesi gitmesin de oradan beslensin diye. ekmek ufalayıp ıslattık bir çay tabağına, bir başkasına mısır unuyla sütü karıştırıp koyduk, bir başkasına yalnızca su. ha bir de niyeyse salatalık kabuğu koydum ben. evden beraber çıkacaktık, babam uyanmamıştı evdeydi o gün. not bıraktı annem aynanın önüne "son kalan yavruma göz kulak ol. öptüm"cumartesi babam gözcülük yaptı, pazar ben mekik dokudum balkon kapısıyla odam arasında. ciyaklama arttığında koştuk pencereye, baktık annesiyle oynuyor yalnızca; karga sesi duyduğumuzda koştuk, babası nöbet tutuyor yanında. mutlu aile tablosu devam etti böyle böyle. üç gün önce babasıyla boğuşuyordu "aha" dedim içimden, "kanatlarını çırpmaya başlamış, accık hareketlenmiş, bundan gayrı bir şeycikler olmaz herhal".dün sabah kahvaltıya oturmadan perdeyi aralayıp baktı annem "annesi yanında" dedi. oturdu sandalyesine, tabağına aldı alacaklarını. çatalını bıçağını eline aldı, uçlarını yukarı dikti, durdu. "kargalar" dedi, "yine başladılar ötmeye". bir şey demedik, babam başka bir şey söyledi, kargaları unuttuk geldiğimde kimse yoktu. kuş da aklıma filan gelmedi açıkçası. babam geldi bir süre sonra, kuş onun da aklında yoktu başta. neden sonra "yavruya baktın mı?" dedi, "yöoe" dedim umursamazca; ama der demez de koştum. gerçi ben kıçımı kaldırıp gidene kadar babam benim önümden gitmişti göbeğini hoplata hoplata. "hiiii" dedi, "bunu da öldürmüşler!" inanmadım, itekledim onu camın önünden, kendim baktım. bakmaz olaydım. karnının ortası delik, kanı fayansın üzerine sızmış yatıyordu yavrumuz. gözlerim doldu, dolmakla da kalmadı doğrusu. gerçi bunları yazarken yine doldu, dolmakla da kalmadı bak. neyse."annen görmesin" dedi babam. benim midem kaldırmadı, salona geçip oturdum, dizlerimi karnıma çekip... babam balkonu temizledi, yavruyu ne yaptı bilmiyorum, merak da etmiyorum. ama ortadan kaldırdı işte bir şekilde. "annene uçmuş diyelim tamam mı?" dedi, "söyleme öldüğünü" bir şey demedim. "içine doğdu kadının" dedi, "annelik işte... kargaların sesi yükseldi demişti sabah..." sesi kısıldı, kısıldı, kısıldı ve sustu. bir şey geldi, kuşa baktı mı bilmiyorum. bakmıştır muhakkak. bana bir şey sormadı, babama sordu mu bilmiyorum. sormuştur muhakkak. babam "uçmuş heralde ben geldiğimde de yoktu" demiş midir bilmiyorum. demiştir muhakkak. annem inanmış mıdır bilmiyorum, inanmamıştır muhakkak. anlamış mıdır bilmiyorum. anlamıştır muhakkak. ağlamış mıdır bilmiyorum. ağlamıştır muhakkak. ama bana bir şey sabah baktık balkona babamla, anne güvercin saksıyı devirmiş, çattığı kıçı kırık yuvanın parçaları yere saçılmış. deli gibi dört dönüyordu balkonda. çektik perdeyi. yutkunduk zar zor, yaşamımıza devam hala sevmiyorum ben. kargalaraysa kafam seleksiyonmuş, peh! eve taşınalı 1 hafta oldu balkonu ha temizledik ha temizliycez derken 2 de yumurta kondurup iyice çöreklenen güvercindir. öteki balkona da yuva / yumurta kombinasyonun konduran ırkın alçak temsilcisi emrivakici güvercindir. yumurtalar çatlar çatlamaz kıçına tekmeyi yiyecek güvercindir. yeni doğana hoşgörüm var kardeşler yuva yapma aşamasında kurtulunması gereken balkonuma da önce iki güvercin geldi. baştan ortamı birkaç gün izlediler. sonra baktılar rahat ve huzurlu bir ortam. kısa sürede çalı çırpı ne buldularsa taşıdılar. hoşuma gitmişti. bilenlere anlattım. beni uyardılar. hemen defet onları bir daha kurtulamazsın dediler. ciddiye almadım. iki güvercinden ne zarar gelebilir ki diye düşündüm. sonra ilk yumurta geldi. balkon fazla kullanmadığım bir balkon olduğundan beni rahatsız etmiyordu bu durum. ben onları rahatsız etmeden gözlemliyordum. bir doğa gözlemcisi olmuştum adeta. sonra ilk yavru yumurtadan çıktı. benim balkon yavaş yavaş bok çukuruna dönüşüyordu bu arada. bana söylenenleri dinlememekte ne kadar hata yaptığımı anladım. şu yavru bir büyüsün hemen defederim bu şerefsiz aileyi diye karar verdim. ancak o zaman hiç gelmedi. o yavru büyümeden, daha uçmadan yeni yumurta geldi. yeni yavru, yeni yumurta, yeni yavru, yeni yumurta. ben o düzeni bozamadım. balkonum bir karış bok oldu. iki güvercinlik çekirdek aile büyüdü. aşiret oldu. demem o ki baştan tedbirinizi alın. kurtulun. sonra güvercin katili olmak var. ya da bok içinde oturmak başımıza açacağı türlü çirkinlikleri göze alarak pencere pervazımızda iki adet yumurtasına bakmasına izin verdiğimiz ve hatta beslediğimiz güvercindir. tabak tabak bulgurları yiyip, yuvasına ayakkabı kutusuyla yaptığımız desteğe burun kıvırıp yumurtalarını öteye taşıyan, her türlü kaprisine boyun eğdiğimiz bu şapşal yaratığın bir akşam eve geldiğinizde yumurtalarını kaybetmiş olduğunu hayal edin. daha da acıklısı durumu kabullenmekten çok uzak duran kuşun mama kabı niyetine kendisine tahsis etmiş olduğumuz çay bardağı altlığını yumurtaları zannedip üzerine çöreklendiğini ve tabağın altından alınmasıyla yaşadığı muhtemel mutsuzluğun gecenizi zehir ettiğini. çay tabağını yumurtası sanan annenin dramını unutmak için terapi görmek fayda verir mi bilinmez... bazen yuva bile yapmaya üşenen, balkonda bulunan süpürgenizin üzerine iki tane yumurtasını şappadanak bırakan, gitsin diye tehditkar gözlerle ona baktığınızda size "ne bakıyon yarraaam" bakışını atan şerefsiz güvercindir. bknz insanlardan nefret etme sebepleribalkonuma gelen kuşlar için internette ahşap kuş yuvası araştırırken denk geldiğim bencilliklerini anlamak mümkün değil, hayvanların doğalarını yok et sonrada "balkonuma yuva yaptılar bu iğrenç yaratıklardan nasıl kurtulabilirim" diye yakın... ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. Rüyada Güvercin Görmek Ne Demek? Beyaz Güvercin Sevmek Ne Anlama Gelir? isimli rüya tabirini görüntülüyorsunuz. Farklı tabirleri görmek için rüya tabirleri sayfasına birçok hayvan görülebilir. Rüyada görülen hayvanlardan en kim gidecek yine güvercindir. Rüyada güvercin görmenin genel olarak bulunma anlamı vardır. Rüya tabircileri rüyada güvercin görmeyi, hayırlı bir kısmete, güzel bir habere, güvenilir olan bir dosta yorumlamışlardır. Rüyada güvercin görmek ne demek? Rüyada beyaz güvercin sevmek ne anlama gelir? İşte detaylar. Güvercinler rüyalarda sıklıkla görülen kuş türlerinden biridir. Güvercinlerin rüya içerisinde gerçekleştirdiği eylemleri ve fiziksel durumları rüyanın yorumunu değiştirir. Güvercinlerin rüyada görülmesi genel olarak iyi bir habere, temiz bir habere yorumlanır. Rüyada görülen güvercinin bir kişiden bir başka kişiye, vereceği müjdeli habere işaret eder. Rüyada Güvercin Görmek Rüya tabircileri rüyada güvercin görmeyi; eşe, güvenilir ve sadık olan bir dosta, zevceye, iyi habere, temiz rızka yorumlarlar. Rüya sahibinin isteklerinin ve hayallerinin gerçekleşebilecek olmasına işaret olarak sayılan rüyada güvercin görmek, aynı zamanda temiz bir aşkı da temsil eder. Rüyada güvercin görmenin, güvercinlerin sayısına, renklerine, cinslerine, yumurtasını görmeye ya da farklı hallerini görmeye göre değişik anlamlar içermektedirler. Rüyada Beyaz Güvercin Sevmek Rüya sahibinin iş yaşamından yapacak olduğu projeler ve gerçekleştirecek olduğu çalışmaları için uzun süredir beklediği güzel ve hayırlı haberlere alacağından ve çok büyük, yorucu bir döneme gireceğine işaret eder. Bunun yanı sıra rüya sahibinin ve aile hayatında meydana gelen olaylar ile ilgili oldukça mutluluk verici ve güzel olan haberlerin alınacağına tabir edilmektedir. Rüyada Beyaz Güvercin Avlamak Rüyayı gören kişinin iş yaşamında ya da aile yaşamında oldukça güzel olan ve büyük kısmet bela ile karşı karşıya kalacağına ve bu şekilde hem huzurlu, hem de güzel bir hayat yaşayacağına işaret eder. Kişinin daha sağlıklı ve daha rahat bir hayat süreceğine de alamet eder. Rüyada Güvercin Olmak Rüyasında güvercin olan kişi normal hayatına çok iyi bir kişiliğe sahip olmasından dolayı kendisine düşmanlık eden ve kendisini kıskanan bir başka kişinin yapacağı bir işi kendisi alıp, bu işi hayır ile sonuçlandıracağına işaret eder. Rüyada Güvercin Sürüsü Görmek Rüyasında güvercin sürüsü gören kişi, doğru olan yoldan ayrılacağına, kişinin sıkıntı ve üzüntü verecek olan durumları tersine çevirebileceğine işaret eder. Bu şekilde kazanacağı helal para ile ismini duyuracağına ve çevresinde bulunan insanların saygısını kazanacağına işaret eder. Kişinin hayatında yaşadığı bütün sıkıntı ve sorunlarına çok fazla emek vererek, kısa zaman içerisinde ortadan kaldıracağına, kendi işini olabilecek en iyi şekilde yapacağına delalet eder. Rüyada Beyaz Güvercin Yavrusu Görmek Bir kişinin görebileceği en hayırlı rüyalardan biridir. Rüyayı gören kişinin maddi ve manevi açıdan feraha ulaşacağına işaret eden bir rüyadır. Kişinin hayatı boyunca verdiği emeklerin karşılığını alınacağına, manevi olarak doygunluğa ulaşacağına, hayırlı olan kişilere ne dostluklarının artacağına işaret eder. Uzun vade içerisinde maddi olan, kazancının son derece bereketleneceğini delalet eder. Rüyada Beyaz Güvercin Öldürmek Rüyada beyaz güvercini öldürmek kişi için oldukça önemli olan bir fırsatın kaçmasına işaret eder. Aynı zamanda kişinin ümitlerinin boşa çıkacağına, hayatında, büyükçe bir karamsarlık yaşayacağına ümitsizliğe düşeceğine alamettir. Buraya bu yönleriyle olumsuz bir rüyadır. Rüyada Beyaz Güvercin Beslemek Kişinin rüyasında beyaz güvercin beslemek kişinin kendisinin bir başka insana yardım edeceğine işaret eder. Rüyayı gören kişinin akıl danışılan bir kişi olacağını, bir kişiye borç vereceğine ve en sevdiği bir kimseye yardım elini uzatacağına işaret eder. Bu rüya kişinin kendisine, doğrudan olarak hayır getirecek olmasa da yardım ettiği kişilerin, duasını alarak dolaylı yoldan hayır getireceğine işaret eder. Rüyada Birinin Elinde Beyaz Güvercin Görmek Rüya esnasında beyaz güvercini elinde bulunduran kişinin oldukça büyük başarılar elde edeceğine ve aynı zamanda itibar gören kişiler tarafından yardım alacağına yorumlanmaktadır. Eğer rüya sahibi, tanımadığı bir kişinin elinde beyaz güvercin görüyorsa rüyanın tabiri o kişi için BAŞKA YORUMRüyada kendisine güvercin verildiğini görmek uzak bir yerden fayda ve iyilik görmeye,güvercine silah atmak bir kadına iftira etmeye, etini yemek, eline bol mal geçeceğine, kendi­sine güvercinin uçarak gelmesi uzak bir yerden haber geleceğine, başına veya omzuna konması bir saadete nail olunacağına, bir gü­vercin tutmak bekarsa evliliğe, evli ise kız çocuğu olacağına, gü­vercini öldürmek, kaçırmak, birine vermek, satmak kötüdür. Gü­vercin rüyası her halde hayırlıdır. Rüyada güvercin kumru görmek, iyiye yorumlanır. Güvercin rüyası görmek iyidir. Rüyasında yanına bir güvercinin geldiğini gören kimse, pek yakında sevdiklerinden veya sevdiğinden iyi bir haber alacağına veya pek yakında eline bir para geçeceğine işaret eder. Rüyasında güvercine yem verdiğini görmek, iyi değildir. Bi­nlerini aldatmaya çalıştığınıza işaretle yorumlanır. Rüyasında bir güvercinin gelip evinize konduğunu görmek, uzakta bulunan, kaybolan birinin eve dönmesine ve döne­ceğine işaretle yorumlanır. Rüyanızda siyah bir güvercinin gelip başınıza konduğunu görmeniz, temiz bir kadınla evleneceğinize veya memur­luk gibi bir göreve tayininize işarettir. Bir kimsenin rüyasında güvercin uçarken görmesi, rüya sa­hibinin dilek ve hacetlerinin muradının gerçekleşmesine ve uzaklardan sevinçli bir haber alacağına işaretle tabir olunmuştur. Bazı yorumculara göre, rüyada güvercin görmek, mutlu bir evliliğe işaret ettiği gibi, sevince de işarettir denmiştir. Rüyada güvercin görmek, emin ve sadık bir dosta, sevgiliye, hanıma veya hizmetçiye işâret eder. Bazen rüyada güvercin görmek, sırları ez­berleyen, ailesi için meşakkat ve mihnetlere tahammül eden masum kadınlara işâret eder. Rüyada güvercinin kendisine uçup geldiğini görmek, uzaktan gelecek habere işâret eder. Bir kimsenin rüyada güvercin görmesi, o kimsenin bütün isteklerinin Allah Teâlâ tarafından yerine getirilmesine işâret eder. Yine rüyada güvercin görmek, meydana çıkacak habere ve mektuba işâret eder. Rüyada güvercin yavruları görmek, bekâr kızlara işâret eder. Bir kimsenin rüyada bir güvercin tuttuğu­nu görmesi, o kimsenin bir kızının dünyaya gelmesine işâret eder. Bir kimsenin rüyada kendisine bir güvercin hediye edildiğini görmesi, uzak yerden gele­cek mala ve rızka işâret eder. Bekâr bir kimsenin rüyada evinde güvercin olduğunu görmesi, o kimsenin kendi karakte­rine uygun sevimli ve güzel bir kızla evlenme­sine işâret eder. Bir kimsenin rüyada güvercinin kendi üze­rine sıçradığını görmesi, o kimsenin, sevinç, ferah ve nîmete erişmesine işâret eder. Bir kimsenin rüyada güvercin olduğunu görmesi, o kimsenin, düşmanının malını ye­mesine işâret eder. Rüyada güvercin avlamak için yere dane serptiğini görmek, halkı fesada sevk eden kimseye işâret eder. Rüyada güvercinin kanadını kestiğini gör­mek, hanımı evden dışarı bırakmamaya işârettir. Rüyada güvercin eti bulduğunu görmek ele geçecek mala işâret eder. Rüyada güvercin ile oynadığını görmek batıl işlerle iştigal etmeye işâret eder.

balkona beyaz güvercin gelmesi ne anlama gelir