Eşimle hiçbir konuda anlaşamıyoruz. Eşimle hiçbir konuda anlaşamıyoruz normal konuşmamız hiç olmuyor olursada 5 dakika sonra tekrar kavga ediyoruz eşim beni çok yanlış anlıyor ve sert tepki gösteriyor hakaret şiddet boyutuna kadar uzanıyor. Iliskimizde hep 3 kişileri barındırıyor eşim hep bir karışımımız olur
İşte evliliği yıkan 27 acı söz: 1)Sen hep böylesin, her zaman geç kalırsın, 2)Çok konuşuyorsun, seni artık dinlemiyorum. Bir de dinlemesini öğren, 3)Sen ne biçim insansın, 4)Ailen
Merhabaherkese.benimde erkek arkadaşım kalbimi o kadar çok kırdı ve incitti ki. 3 yıllık ilişkim artık kırgınlıklara dayanamayıp bitti.çok ağır sözler kullandı bana.onu affedemiyordum. belki bir özür dilese ve gönlümü almaya çalışsaydı bu duruma gelmezdik.ama ben 2 yıl boyunca onun için her şeyi yaptım.maaşımı aldım onun borçları için kullandım.onu
Mayıs 18, 2017. Halime Soykan Antalya. Umut Hocamla tanışmamız Eşimle Olan Sorunlarımızdan dolayı oldu şöyleki ilk eşimle çok büyük sorunlarımız vardı bu sorunları aşamadık ayrılma kararı aldık aradan bir yıl geçtikden sonra başka bir kişiye aşık oldum onunda ailesi beni hiç istemiyordu sürekli sıkıntı
Eşimleanlaşamıyorum artık ona olan sevgim bitti. Eşimle anlaşamıyorum artık ona olan sevgim bitti.o bitirdi güvenmiyorum, ama yeni bi hayata başlamktan da korkuyorum. Her defasında özür diliyo ama yine aynı ite ite on sene bitti ve yoruldum artık. Bana bi fikir verin arkadaslar.?
Fast Money. Benim sorunum eşimle anlaşamıyoruz. Buna bağlı veya değil bilemiyorum çok aşırı sinirliyim özellikle ona karşı tahammülüm yok çok düşünüyorum hiç düşünmek istemediğim kadar çok bazen ne düşündüğümü bile bilmiyorum. Üsküdar Üniversitesi NPSUAM Feneryolu Polikliniği'nden Prof. Dr. Orhan Doğan, ruh sağlığınızla ilgili sorularınızı cevaplandırıyor… SORU Benim sorunum eşimle anlaşamıyoruz. Buna bağlı veya değil bilemiyorum çok aşırı sinirliyim özellikle ona karşı tahammülüm yok çok düşünüyorum hiç düşünmek istemediğim kadar çok bazen ne düşündüğümü bile bilmiyorum. Ayrıca iş yerinde çok dikey çizgiler elimde olmadan istem dışı devamlı Mutlaka çizdiğim karelerin içlerini dolduruyorum. Kendimi bundan alamıyorum. CEVAP Eşle anlaşamama veya evlilik sorunla rı insanları her yönden olumsuz etkileyen sorunlardandır. Sıkıntı, stres, geleceğin belirsizliği, karar verememe, bedensel belirtiler stresin bedensel belirtileri, genel olarak isteksizlik, zihinde dönüp duran düşünceler, dikkat dağınıklığı, iştah ve uyku sorunları görülebilir. Bunları bir bütün olarak göz önüne alınca, kendimizle, diğer insanlarla, yaşamla uyumumuz bozulur. Bu durumda ikinize ait anlaşamama nedenlerinizin neler olduğu, bunda başkalarının etkisinin olup olmadığı iki tarafın anne-babası gibi, evlilikten beklentileriniz, ikinizin de çözüm isteyip istemediğiniz, aklınızdaki çözümün neler olduğu gibi özellikler önemlidir. Bunları belirlemede ve çözüme giden yollarda size evlilik-eş terapistleri yardımcı olacaktır. Sinirlilik, tahammülsüzlük, stres ve bunlarla baş etme konularında da eş zamanlı olarak yardım almanız gerekir. SORU 2 evliliğimi yapmış birisiyim fakat bu evliliğimde de sorunlar yaşıyorum ailem bana destek değil ayrılmak istemiyorum ama sık sık intihar etmeyi düşünüyorum ama bir kızım var ona kıyamıyorum kendimi çok yalnız ve mutsuz hissediyorum. CEVAP Evliliklerinde beklediğini bulamayan insanlar vardır. Bazı evliliklerde anlaşmazlık çıkması pek de anormal değildir. İki farklı kişilik bir araya gelip uyumlu bir birliktelik gerçekleştirmek istemektedir. Bu iki kişilik farklı sosyokültürel çevrelerde, farklı yetiştirilme ve gelişme dönemlerinden geçerek bugüne gelmiştir. Dünya görüşü, gelecek beklentisi, evliliğe bakış açısı farklı olabilir. Kendinizi çok yalnız ve mutsuz hissetmeniz sosyal desteğinizin olmamasıyla, kendinizi çaresiz ve çözümsüz hissetmenizle ilgili olabilir. İntihar düşüncesi de bunlara bağlı olabilir. Yaşanan sorunlar depresyona neden olmuş olabilir. İntihar düşüncesi, diğerlerinden daha önemli ve acil olduğu için bir an önce bir psikiyatriste başvurmanız gerekir. SORU Eşim çok küfürlü konuşuyor, rahatsız alışkanlık mı desem. Kahvehane alışkanlığı da var ben hep oraya bağlıyorum bu için ne yapabilirim ne önerirsiniz? CEVAP Küfürden rahatsız olmanız normal bir tepkidir. Eşinizin bu konuşma biçimi çocukluğundan bu yana yetiştiği çevreyle, arkadaşlarının bu tür özellikleriyle ilgili olabilir. Bazı çevrelerde böyle konuşmak normal, hatta gerekli görülebilir. Böyle bile olsa, bu bir mazeret olamaz. Her şeyden önce eşinizin böyle konuştuğunun ve rahatsız edici olduğunun farkına varması gerekir. Bunu düzeltilmesi gereken bir sorun olarak görüp düzeltmeye karar vermelidir. Çaba gösterirse, zaman içinde giderek azalacaktır. Sizin yapabilecekleriniz, eşinizin sorunun farkına varması, arkadaş çevresini değiştirmesi, kahvehaneye gittiği zamanlara denk gelecek ve onun sevdiği etkinlikler aile dostlarıyla, akrabalarla birlikte olmak; çocuklarla ilgilenmek, sinema veya TV izlemek, sürekli eleştirmemek, küfürlü konuşmayı azalttıkça bunu sözel olarak belirtip memnuniyetinizi göstermek konularında olabilir. Yayınlanma Tarihi 18 Şubat 2012 Cumartesi, 1535 Güncelleme Tarihi 18 Şubat 2012 Cumartesi, 1539
1155 1 Global Moderator Eşimle anlaşamıyorum! Eşimle anlaşamıyorum! Eşlerin anlaşamamasının üç sebebi vardır Mânevî sorunlar, maddî sorunlar ve çevrenin etkisi. insana öyle bir beyin vermiş ki, problemlerin bütününü çözebilir. Eşler arasında maddî durum sorun olmamalı. Durum ortada. Ne kazanıyorsak, onu yiyeceğiz. Bu dünyada pek çok fakir zevk içinde, huzurla yaşamıştır. Pek çok zengin de rahat bir nefes alamadan göçüp gitmiştir. “Et getir, ekmek getir, baldan da haberin olsun. Et yok, ekmek yok, halden de haberin olsun.” Manevî sorunlar tesettür, ibadet veya cinsel hayat yönünden olabilir. Böyle problemleri yaşayanlar uzman kişilerin desteğini alabilir. Dindar ve ehil birine danışıp “Benim şu şu problemim var, ne yapabilirim, nasıl halledebilirim?” derse, ’ın izniyle o kişinin söylediği ona şifa olur. Amma dinlerse… Evlilik, matematik hesabı gibi değildir. Şöyle davranırsak şöyle olur, böyle yaparsak böyle olur gibi teknik hesaplar evlilikte tutmaz. Kişi kendi çözümünü önce kendi bulmalıdır. İnsan yaprak gibi olmamalı. Yaprak, esen rüzgâra tabidir. Evlendiğimde annem yanımdaydı. Şöyle düşündüm. Bu annemdir, bu da karımdır. Her ikisinin de hukukunu korumalıyım. Evliliği kötü yere sürükleyen huylardan biri de laf taşımaktır. Laf taşımak cahillerin işidir. Düşüncesi kıt olanlar, ne yaptığını bilmeyenler, taşı nereye attığının farkında olmayanlar taşıdıkları lafla kafa kırarlar. Kavga, ailede yaşanabilecek en kötü durumdur. Evlilikte sorunlar varsa, eşler her şeyi bırakıp oturup düşünmeli; “Ben neyim, ne yapmam gerekiyor?” sorularına cevap aramalıdırlar. Genç bir hanım bana, “Eşimle anlaşamıyorum.” dedi. Al eşini karşına ve eşine, “Kocacığım, biz mesut olmak için evlendik. Fakat anlaşamıyoruz. Nasıl hareket etmemi istersin? Seni nasıl memnun edebilirim, onları söyle de yapayım. Mutluluğumuz için ben bir adım atmış olayım.” de, dedim. Kadın hemen itiraz etti “Ben onun kölesi miyim? O benim istediğimi yapsın!” “Bu düşüncenden vazgeçebilir misin?” dedim. “Hayır!” dedi. Yaşlandıkça insanların huyları kemikleşir. Değişmez, yeni bir şekle girmez. Ben böyleyim, diye inat eder. O inat, aileyi târumâr eder. Küçük anlaşmazlıklar ve gereksiz inatlar büyük dertlere sebep olur. İki şoför yarışa çıkıyor ve ikisi de kaza yapıyor. Yollar yarışmak için değil, gideceğimiz yere ulaşmak içindir. Evlilik üstünlük gösterme meydanı değildir. “Nasıl mutlu olunur?” sorusuna cevap arama yeridir. Rahat olmanın, huzurlu olmanın en iyi yöntemi, eşinin iyi taraflarını görmektir. Bu şekilde denge sağlanır. Eşinin huyları yüzünden kendini heba eden, uçurumdan yuvarlanan insanlar tanıyorum. Adamın huzuru yok ne yapsın! Şu kocaman dünyada bir yere sığamıyorlar. “Ben de sakin bir hayat istiyorum!” diye teselli isteyen insanlar gelirdi bana. “Sabret” derdim. Konfor yerinde. Gezmedikleri, görmedikleri yer kalmamış. Öyle bir noktaya gelmiş ki, mutluluğu başkalarıyla kuracağı ilişkilerde arayacak amma, insanlardan korkmuş. Kadın kocasının, koca da karısının her istediğini yerine getiremez. Asıl anlaşmazlık bundan çıkıyor. Gözlemlediğim kadarıyla evlilikte yapılan en büyük hata “anlayışsızlık”. Kadın da erkek de, eşinde İslâmiyet’in esaslarını görmek ister. Evin reisi, İslâmiyet olmalıdır. HEKİMOĞLU İSMAİL 1739 2 Ehil Üye Hıımm güzel bir seçim.." Evin reisi İslamiyet olsun " Hak ile iştigal etmezsen batıl seni istila eder... İ. Şafii. 1742 3 1817 4 Ehil Üye Üstad bir yerde şöyle ifade eder.. Ben vaizleri dinledim; nasihatleri bana tesir etmedi. Düşündüm. Kasâvet-i kalbimden başka üç sebep buldum... devamı nurlarda var.. Reis İslamiyet.. ama yaşanmayan ve tevazu ile taşınmayan İslamiyet sadece sssözde reis olur.. yoksa tekebbürle aile huzuru bozulur.. çocuklar ve eş... gece geç vakte kadar çalışan babalarını ve eşini bekliyor ve uyumuyorlarsa.. babalarını şefkat dolu sarılmalarını bekliyor... ve o evde rahim isminin tecellisini yaşayarak hissettiriyorsa.. o zaman reis yaşayan islamiyettir.. Marifet ufku.... Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir 0940 5 Global Moderator İslamiyetin Çizdiği Ölçüler Dışına Ne Vakit Çıkıyoruz O Zaman Sorunlarla Karşılaşıyoruz. Bu Aile Hayatında da Yaşamın Tüm Alanlarında da Aynı. Ama maalesef İnsanlar Halen Bunun Bilincinde Değiller Yahu . Geçti, istemem geImeni, yokIuğunda buIdum seni; bırak vehmimde göIgeni, geIme, artık neye yarar?Tövbe kapısı açık dediysek,yeni günahIara koşman mı gerek? 1218 6 Gayyur bence insanin birde fitri bir ahlaki var...sekizinci sözde bu güzel ahlaki cok güzel tarif ahlakinin guzelligine göre toplumda ,en basta ailede bir yer insan kendini düzeltmeye calismiyorsa sürekli karsi tarafin düzelmesini bekliyorsa elbette aile hayati esimizle anlasamiyorsak,önce hangi konularda uzlasamadigimizi tesbit edip,kendimizi o noktada düzeltmeye calismak lazim..karsi tarafa degil nefsi emmaremize hücum etmek lazim... 1422 7 Ehil Üye İnsan kendisi ile anlaşırsa.. Gerisi gelir.. 8. söz o ahlakı verir... Marifet ufku.... Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir 1429 8 Gayyur Tabiki bunu hayata geçirmek kolay olmasa gerek... 1449 9 Ehil Üye Hem kolay .. hem zor diye klasik bir yaklaşım var.. zor , dünya çekici.. nefsimiz enfes çekici... zorluk bunların terkinde... yapılacak iş... nefsimizi risale-i nurun ihlas...uhuvvet...marifet havzuna atmaktır.. Bu zoru başardık mı..gerisi kolay... Artık nurlar her duygumuzu ilmek ilmek nakış nakış işler dokur.. Ama an-şart ,o havuzda erit kendini ,bak o zaman nurlar bizi okur... Marifet ufku.... Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir
ben 29 yaşındayım, eşim 29 . 2014 beri evliyiz ne evlilik ama. hiç hayalimdeki gibi bi evlilik herşey hayal olarak ta kaldı. 4 yaşında oğlumuz var. hep anlaşmazlık kavga bıktım artık. ona karşı hiç eski şeyim kalmadı. eminim ondada kalmadı. şiddet kavga saygısızlık güven, bir evliliğin sürmesini gerektirecek hiç bişey yok. yardım beklemiyorum. burda yalnızım hiç arkadaşım yok yüzden sizinle paylaşayım dedim. iyi anlarımız çok iyi kötülerde çok kötü oluyor. oyüzden iyi birşeylerede yaklaşmıyoruz artık. bitecek ....çok üzgünüm
eşimle anlaşamıyorum ve soğuyorum artık